Gazete Haberleri Güncel Haberler Gazeteler

Ağustos 1, 2008

Çetelerdeki bombalar Ergenekon’la irtibatlı

Kategori: Zaman Gazetesi — Gazete Haberleri @ 7:55 pm
Tags:

Çetelerdeki bombalar Ergenekon’la irtibatlı   
Ergenekon terör örgütü soruşturmasında, Türkiye genelinde ele geçirilen bombalara ilişkin tüm dosyaların İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda toplandığı ortaya çıktı.

Ergenekon terör örgütü soruşturmasında, Türkiye genelinde ele geçirilen bombalara ilişkin tüm dosyaların İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda toplandığı ortaya çıktı. Yaklaşık 10 yıl önce başlayan ve çoğu faili meçhul kaldığı gerekçesiyle takipsizlikle sonuçlanan dosyaları titizlikle inceleyen savcılar, birçok bombanın Ümraniye ve Eskişehir’de ele geçirilen patlayıcılarla aynı seriden olduğunu tespit etti. Ayrıca, kriminal raporlarda Kasım Zengin’in liderliğindeki Sauna çetesine yönelik operasyonda ele geçirilen bombaların da Eskişehir’de Ergenekon sanığı Fikret Emek’in evinde ele geçirilen bombalarla benzer özellikte olduğu belirlendi. Elde edilen bilgiler, Ergenekon iddianamesine, “Bomba İrtibat Raporları” başlığı altında girdi. Ülkenin dört bir yanında ele geçirilen bombaların Ümraniye ve Eskişehir’de ele geçirilen bombalarla aynı seri numaraları- na sahip olması dikkat çekti.

25 Kasım 2003′te Ağrı ili Patnos ilçesinde bir vatandaşın ihbarı üzerine boş arazide pimi çekilerek atılmış, ancak patlamamış halde bir adet el bombası bulundu. Ümraniye’de ele geçirilen el bombalarından 2 adedinin de aynı seri numarasına sahip olduğu ortaya çıktı. 11 Ağustos 2001′de Hatay’da Mehmet Hayrettin Yavuz isimli kişinin aracına bomba atıldı. Olay faili meçhul kaldı. Hatay’daki el bombasının Ümraniye’de elde edilen bombalardan ikisi gibi “HGR Z-DM 72-LOS FMP-16″ seri numaralı olduğu tespit edildi.

Iğdır’daki Doğu Oteli’nin kazan dairesinde 11 Aralık 2006′da patlamamış halde 1 el bombası bulundu. Bu bombanın da Ümraniye’de ele geçirilen iki bombayla aynı olduğu kaydedildi. 27 Şubat 2003′te, İstanbul Eyüp’te Haliç kıyısında çamurlu balçık içerisinde 1 el bombası bulundu. Ümraniye’de elde edilen el bombalarından biri ile aynı seriden olduğu tespit edildi. 10 Mayıs 2006′da Şişli’deki Cumhuriyet Gazetesi’nin ön bahçesine atılan bir adet el bombasının fünye grubunun “M 204 A2 MKE 173-9-85″ seri numaralı olduğu ve Ümraniye’deki el bombalarından iki adedinin fünye grubunun da “M 204 A2 MKE 169-5-85″ seri numaralı olduğu ve her iki olayda elde edilen el bombalarının numaralarının benzerlik gösterdiğinin kriminal incelemede ortaya çıktığı anlatıldı. 26 Şubat 1999′da İzmir’in Urla ilçesi Zeytinlik köyü Böğürtlen Körfezi deniz sahilinde kuma gömülü olarak 10 adet el bombası bulundu. Bombalardan birisi Ümraniye’dekilerle aynı seriden çıktı. 2 Ekim 2006′da İzmir’in Konak ilçesinde İbrahim Çiftçi’ye ait Alsancak Cafe’ye Erdinç Utaş tarafından bomba atıldı. Saldırıda, Necip Hablemitoğlu cinayetiyle bağlantılı olduğu iddia edilen Çiftçi hayatını kaybetti. Bu el bombasının Ümraniye’de ele geçirilen el bombalarından 4′üyle aynı seriden olduğu tespit edildi. 4 Aralık 1998′de Manisa’nın Akhisar ilçesinde Telgül Şakşak’a ait evin bahçesinde gömülü olarak bulunan 2 adet el bombasından birinin Ümraniye’dekilerle aynı seri numarasına sahip olduğu belirlendi.

18 Mart 1999′da Şırnak’ta Hizbullah’a yönelik operasyonda 6 el bombası ele geçirildi. Bombalardan birinin seri numarası Ümraniye’dekilerle uyuşuyordu. 26 Mayıs 1999′da Trabzon’un Of ilçesinde bir yazıhaneye Romanya uyruklu Nicu Portase tarafından el bombası atıldı. Buradaki bombanın da seri numarası Ümraniye’dekilerden biriyle aynıydı. 29 Temmuz 2001′de Antalya’nın Alanya ilçesinde Eskişehir nüfusuna kayıtlı Fikret Çolpan’ın Çınar Otel’de elbise dolabında 3 adet el bombası bulundu. Bu bombalardan ikisinin “TAPA M 204 A2 KF-MKE-9112-77″ seri numaralı ve Fikret Emek’ten elde edilen el bombalarından biriyle aynı olduğu anlaşıldı. 12 Aralık 2000′de Çankırı’nın Şabanözü ilçesinde Emniyet Özel Hareket biriminden emekli Himmet Gökgöz’ün evinin yatak odası döşemelerinin altında 8 el bombası, 1 sis bombası ve 1 gaz bombası bulundu. Gökgöz bu tarihte öldüğü için soruşturma takipsizlikle sonuçlandı. Çankırı’da ele geçen 1 sis bombasının “1365-27-000-4079 MKE-Kırmızı renkli sis kutusu” ibaresi yazılı olduğu ve Fikret Emek’ten elde edilen sis bombalarından birinin üzerinde de aynı ibarenin yazılı olduğu tespit edildi. 30 Kasım 2006′da İstanbul’un Tuzla ilçesindeki Şimal Denizcilik Gemi İnşa Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin giriş merdiven basamaklarına karton koli üzerine bir adet pimi çekilmiş vaziyette el bombası bırakıldı ve patlamamış halde bulundu. Aynı işyerine kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce 23 Kasım 2006′da gece 04.00 sularında el bombası atıldı. İşyeri sahipleri Turan Süner ve Tamer Çakır, Mehmet Ali Ağca’yı tahliye edildiğinde cezaevinden alan şahıslardı. Kriminal inceleme sonucunda, Tuzla’da atılan bombalardan birinin “TAPA M 204 A2 KF-MKE-91 12-77″ seri numaralı olduğu ve Fikret Emek’ten elde edilen el bombalarından bir adedinin de aynı numaraya sahip olduğu belirlendi.

5 Mayıs 2006′da Cumhuriyet Gazetesi’ne atılan 1 adet el bombasının Fikret Emek’in annesinin evinde ele geçirilen el bombası ile aynı seri numaradan olduğu tespit edildi. Fikret Emek’in, Zekeriya Öztürk ile devre arkadaşı olduğu ve tanıdığı, M. Fikri Karadağ’la da aynı sürelerde Edirne Keşan’da görev yaptığı ortaya çıktı. Kriminal Daire Başkanlığı Bomba İmha İnceleme Şube Müdürlüğü Bomba Bilgi Merkezi İrtibat Raporu sonucu, Sauna çetesi operasyonunda ele geçirilen patlayıcılarla Fikret Emek’ten elde edilen patlayıcıların da aynı özellikte olduğu tespit edildi.

Veli Küçük’ün şoförü: Biz emir kuluyuz

Ergenekon soruşturması çerçevesinde ele geçirilen belge ve dokümanlar arasında ilginç fotoğraflar da yer alıyor. Bunlardan biri, iddianamede Ergenekon’un yöneticisi olarak anılan emekli Tuğgeneral Veli Küçük’ün şoförü Emin Caner Yiğit’e (31) ait. Yiğit’in evinde yapılan aramada, Türk bayrağı önünde çektirdiği bir fotoğraf ele geçirildi. Bayrağın üzerinde silah bulunması ve “Ölüm Allah’ın emri. Emir kuluyuz. TİT” yazısı dikkat çekti. Bu fotoğrafa, iddianamede Ergenekon’un silahlı bir terör örgütü olduğuna dair başlığın altında yer verildi. Yiğit’in adı, örgütün silahlı tetikçi grubu arasında zikredildi. Küçük, GİMA Yönetim Kurulu Üyesi iken şoförlüğünü yapan Yiğit’in Sedat Peker’in adamı olduğu ve maaşının da Peker tarafından ödendiği belirlendi. Yiğit’in kim olduğu Küçük’e sorulmuştu. Cevabı, “Hatırladığım kadarı ile 2002 yılında, benim tahsisli şoförüm izne gittiğinde, yaklaşık 1,5-2 ay kadar şoförlüğümü yaptı.” şeklindeydi. Küçük ayrıca, “Yiğit’in Peker’in yanında çalışıp çalışmadığını bilemiyorum. Yiğit’i bana Peker göndermedi.” dedi. Ancak Sedat Peker’in tutuklandığı Kelebek Operasyonu çerçevesinde yapılan telefon dinlemelerinde, aradaki para trafiği açıkça görülüyor. Vedat Gezmiş isimli bir şahıs, Peker’in muhasebecisini arayarak, “Reis’in talimatıyla arıyorum. Veli Küçük’ün şoförüne her ay 1 milyar lira (bin YTL) para gönderilmesini istiyor.” diyor. Bunun için bankada hesap numarası açılmasını görüştükleri de kayıtlara girdi. Ahmet Dönmez, İstanbul

Alemdaroğlu’ndan, Yalçın Küçük’e: Geri zekâlı

Eski İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu, Yalçın Küçük için ‘geri zekalı’ ve ‘hasta tip’ gibi ifadeler kullanmış. Yalçın Küçük’ün bir televizyon kanalında söylediği sözler, Alemdaroğlu ile Ergenekon soruşturmasında tutuklanan Ümit Sayın’ın telefon görüşmelerine yansımış. İddianamede yer alan bilgilere göre, Sayın telefonda Alemdaroğlu’na, “Dün akşam da Yalçın Küçük televizyonda bangır bangır darbe yapılacak başka yolu yok demiş.” ifadelerini kullanıyor. Alemdaroğlu ise “Bu geri zekalı şey yani hasta tip o da darbe dediyse…” karşılığını veriyor. Alemdaroğlu bir konuşmasında ise Sayın’a “Mesut Parlak gibilerinin göreve getirileceğine hiç olmamaları daha iyi.” diyor. Mühenna Kahveci, İstanbul

Mesut Parlak da bitti, bu iş devrimle son bulur

Ergenekon iddianamesinde Ümit Sayın’ın başka şahıslarla yaptığı İstanbul Üniversitesi Rektörü Mesut Parlak hakkındaki telefon konuşmalarının dökümü de yer alıyor. Sayın bu konuşmalarında, Parlak’ın ‘yıpratılmasına’ sevindiğini söylüyor. Ümit Sayın, Kemal Alemdaroğlu ile rektörlük seçimleri hakkında konuştuğu ve Alemdaroğlu’nun Emin Bey’i desteklediğinden bahsettiği telefon görüşmesinde Parlak’a mesafeli durduklarını anlatıyor. Bir başka telefon konuşmasında ise Sayın, X şahsına “Bu ikinci Cumhuriyetçiler, Anti Ulusalcılar, Mesut Parlak ekibi, Türkçüler. İşte hepimizi girdapta götürmeye çalışıyorlar.” diyor. Sayın, 2 Şubat 2008′de Orhan Tunç ile görüşüyor. Tunç, Sayın’a, “İt ürür, Kervan yürür. Şimdi Parlak’a saldırmaya başladılar. İyi oldu. Hocam merak etmeyin sizinle ilgili hiçbir şey yok. Siz vatansever bir insansınız.” diyor. Ümit Sayın önemli görüşmelerinden birini de Alemdaroğlu ile yapıyor. Alemdaroğlu, “YÖK bitti, üniversite de bitti, Mesut Parlak da bitti. Bu iş milli demokratik devrimle biter. Mesut Parlak gibilerinin göreve getirileceğine hiç olmamaları daha iyi.” diyor. Arif Bayraktar, İstanbul

Ergenekon’dan gözaltılara karşı ‘güç gösterisi’

Ergenekon terör örgütü hakkında hazırlanan iddianamede, örgütün gözaltılar sırasında ‘bir güç gösterisi yapmayı’ tartıştığı belirlendi. Operasyonlar sırasında Ferid İlsever’in Doğu Perinçek’le yaptığı telefon görüşmesi dinlemeye takıldı. İddianameye göre, gözaltına alınan Emin Gürses, Habip Ümit Sayın ve Vedat Yenerer ile alakalı olarak İlsever’in, ‘Ergenekon terör örgütünün artık bir güç gösterisi yapmasının zorunlu hale geldiğini’ söylemesi üzerine Doğu Perinçek’in ‘Türk Ordusu’nun o konuda bir tavrı yok’ diyerek bu aşamada bunun mümkün olmadığını belirttiği tespit edildi. Görüşme iddianameye, “Şüpheli Ferid İlsever, Ergenekon terör örgütünün amaç ve faaliyetlerini bilerek örgütün tutuklamalara karşı tepki ve güç gösterisinde bulunması gerektiğini ifade etmiştir.” değerlendirmesiyle girdi. İddianamede ayrıca Perinçek’in cezaevinde bulunduğu dönemde dışarıdaki yönetimi İlhan Selçuk’un üstlendiği savunuldu. Savcı, Doğu Perinçek ve grubu adına İlhan Selçuk ile Ferid İlsever’in irtibat halinde olduğunu belirtti. Arif Bayraktar, İstanbul
01 Ağustos 2008, Cuma

Henüz Yorum Yok »

Henüz yorum yapılmamış.

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. URI'nin geri izlemesini yap.

Yorum yapın

WordPress.com'dan blog alın.